Oyunalsat.net Blog
En güncel teknoloji haberleri, oyun haberleri Oyunalsat.net Blog Sayfalarında

Detroit Become Human İnceleme Yazısı

0 883

Yapay zeka ile ilgili birçok film yapıldı ve beğeni ile izlendi, peki ya bu hikayenin kahramanı siz olsanız ne yapardınız? İşte Detroit: Become Human oyunu tam da bu sorumuza yanıt arıyor.

Oyuna ilk başladığımızda dikkatimizi çeken ilk şey muazzam grafikler ile bizi karşılaması oldu. İlginç araştırma bulguları ile dedektiflik damarlarımızın kabaracağını düşünürken; hikaye bizi bambaşka noktalara, yüzlerce alternatif hikayeye ve 40 farklı sona sahip Detroit oyunu için nasıl bir inceleme yazısı yazmamız konusunda fikir sahibi yaptı.
Oyuna başlamadan önce size tavsiyemiz oyunu kolay zorluk seviyesinde oynamamanız. Sebebi de oyunun zaten 8 ile 10 saat gibi kısa sürede bitiyor olması ve kolay seviyede oynamak bu oyun için harcadığınız paranın daha çabuk gitmesi ve oyundan aldığınız tadın azalması anlamına gelecektir. Yavaş yavaş oyunu incelemeye geçecek olursak hikaye, aynı Dünyada yer alan 3 farklı karakteri kontrol ettiğiniz 2038 yılında geçiyor.

İlk Karakter: Connor — RK800

Karakterlerimizden ilki Connor isimli bir Anroid dedektif, bu karakter ile insanların yarattığı yapay zekaya sahip androidlerden isyankar olanı bulmaya çalışıyorsunuz. Tabii bu karakter ile diğer karakterlerin peşine düşerken aynı zamanda aynı türden olan androidlere nasıl davranacağınızı da seçiyorsunuz. Bazen kaçmalarına göz yummak, onları sorguya çekerek konuşturmak, öldürmek ve daha nice yol ayrımlarına sahip olacaksınız. Oyunun ilginç tarafı ise bu yol ayrımlarında verilen kararlar, diğer karakterler ile yaptığınız yolculuğu da etkiliyor. Hatta bazen ölen bir karakteriniz varsa, onun başkahramanı olduğu yeni bölümleri oynayamıyorsunuz.

İkinci Karakter: Markus — RK200

Hikaye ilerlediğinde tanışacağınız ikinci karakter Markus olacak. Hikayede Connor ne derece önemli ise Markus da o derece önemli desek yeridir. Markus yaşlı bakımı yapan bir android olarak göre yaparken, sahibinin onu sanat alanında yetiştirmeye çalışması ile devreleri yakıyor. Bu noktadan sonra size de Markus ile barışçıl bir şekilde protesto yapmak mı yoksa insanlığın kökünü kazımak seçenekleri arasında karar vermek kalıyor. Oyun içerisinde kararlarınızı alırken ekibinizden sizi destekleyenler olduğu gibi desteklemeyenler de olacak, sizinle aynı görüşte olmayan kişilerin gözündeki itibarınızı gösteren grafikler çoğu önemli karar aşamasından sonra ekranın sağ üst köşesinde beliriyor.

Üçüncü Karakter: Kara — AX400

Detroit Become Human inceleme yazımızda size tanıtacağımız üçüncü karakter Kara, maalesef ki diğerlerine göre pek de havalı bir karakter değil. Zira ev işleri, yemek, çocuk bakımı gibi işler yapabilen bir başka android. Todd isimli kişi tarafından satın alınan fakat kısa sürede yapılan muameleye razı gelemeyen Kara, hikayenin çoğunda yanında dolaştırdığı Alice’in güvenliğini sağlamak için Kanada sınırını geçmeye çalışıyor. Kara karakterinde hırsızlık, yalvarmak, alttan almak, saklanmak, kaçmak gibi durumlar ile karşılaşacaksınız. Ve pek tabii ki Connor ve Markus’un aksiyon dolu sahnelerine nazaran biraz daha sıkıcı olabilir. Özellikle bazı oyun severlerin Kara karakterine tahammül edemediği için oyunun başlarında onu başarısızlığa uğrattığını da belirtmeden geçemeyiz.

Hikaye Tutarlılığı

Oyunun hikayesini zaman zaman iyi tesadüflerle bağlamış olsalar da, bazı durumlarda sonucu sizin değil hikayenin gidişatına göre yapımcıların belirlemiş olması biraz can sıkıcı olmuş. Ama bunca alternatif hikayeyi oyunun içerisine yerleştiren oyun yapımcılarının hakkımı yemek olmaz, hikaye gerçekten etkileyici olmuş.
İPUCU: Eğer bir ilerlemeden memnun kalmazsanız, yol haritasını (Flow chart) açarak, o bölümü tekrar oynayabilirsiniz. Yeniden oynadığınızda bölüm sonunda karşınıza o karakterin içinde olduğu yeni senaryoyu kullanabileceksiniz.

Oyun Dinamikleri

Genel oyun dinamiklerine bakacak olursak kumandayı tam sehpaya bıraktığınızda beklemediğiniz bir hamle ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz, tabii bu hamleyi savuşturmak için de gamepadden ekranda gösterilen tuşa basmanız gerekiyor. Bu durum aksiyon sahnesine göre birkaç kez tuş, analog ve buton kullanımı yapmanızı sebep olacaktır. Eğer ekranda gösterilen tuşa basmayı unutsanız bile oyun size bunu telafi imkanını sunuyor, bu açıdan oyun dinamikleri tatmin edici ve adil gözüküyor.
 

Kontroller

Oyun içerisinde çok fazla özgür olduğunuzu söylemek doğru olmaz, bu yüzden de kontroller aslında çok basit. Tırman, zıpla, boya, kullan gibi. Fakat burada bizi üzen aksiyon ve çatışma sahnelerinde size tam özgürlük vererek hikayeyi sürdürmek yerine daha basit Nişan Al — Ateş Et yaptırmış olmaları. Eğer bu oyun bir Gears of War olsaydı siper alarak ateş etmek çok keyifli olabilirdi fakat bu durumda yalnızca size karakteri yönlendirmek ve ateş etmesi komutunu vermek düşüyor. Kontroller noktasındaki son notumuz ise bazı konumlarda hedefe bir adım fazla giderseniz ekranda beliren tuş işaretinin kaybolması ve işlememesi gibi küçük bir uyum sorunu olduğunu, fakat oynayışı hiç etkilemediğini eklemek isteriz.
detroit become human incelemesi-detroit oyunu incelemesi-oyun incelemeleri-oyunalsat-oyunalsat.net blog-teknoloji haberleri-oyun kontrolleri

Grafikler

PlayStation’ın kendi amiral gemisi oyunlarında kullandığı yüksek grafik kalitesine alışkın olmamıza rağmen God of War’ın son oyunu ve Detroit Become Human ile gelinen görsel seviye fazlasıyla tatmin edici. Karakterlerin yüzündeki en ince ayrıntılara kadar işlenen oyunu, yüksek çözünürlüğe sahip bir televizyon ve Sony PlayStation 4 Pro ile oynamanız durumunda farkı sonuna kadar hissedeceğinizi düşünüyoruz.

detroit become human incelemesi-detroit oyunu incelemesi-oyun incelemeleri-oyunalsat-oyunalsat.net blog-teknoloji haberleri-grafikler

Ses

Oyun içerisindeki sesler başarılı fakat olayların seyrine yakışan çok daha etkileyici ses efektleri beklentilerimiz konusunda hayal kırıklığına uğradık. God of War gibi oyunların başarılı olmasının arkasındaki en önemli neden sahne geçişleri ve savaş anlarındaki efektler olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz. Bu yüzden Detroit: Become Human ses konusunda sınıfta kaldı demek zorundayız.

Detroit Become Human İnceleme Yazısı

Oyun Süresi

Oyuna tam ısınmaya başladığınız, kontrolleri çözdüğünüz, karakterlerin yapabileceklerini kavradığınız ve oyunun sonunun ne şekilde bitmesini istediğiniz konusunda fikir sahibi olmaya başladığınız anda, maalesef ki oyun sona eriyor. Bu yüzden yapımcıların oyun süresi konusunda daha esnek davranabilirlerdi. Geriye dönerek tekrar oynamak istediğiniz sahnelerin, ilerideki bölümlerin kilitlerini açsa dahi bitmiş bir oyuna buralardan devam etmek pek de keyifli olmuyor. Çalışan bir insanın günde 2-3 saatini vererek 4 günde oyunu rahatlıkla bitirmesi, alternatif sonlar olmasına rağmen ana hikayenin takip edilmesi zorunluluğu ile birleşince, oynanış süresi bakımından da oyunun bize çok şey vaat etmediğini düşünüyoruz.

Sonuç:

Detroit Become Human inceleme sonuçlarına geldiğimizde size tavsiyemiz bu oyunu kesinlikle oynamanız olacaktır. Gerek değişik senaryosu, gerekse alternatif sonlarla örülmüş senaryo akışını tecrübe etmeniz, oyun kültürünüzü ve deneyimlemelerinizi geliştirecektir.

69%
İyi
  • Grafik
  • Ses
  • Oynanabilirlik
  • Hikaye

Quantic Dream’in sunduğu oynanış mekaniklerini seviyorsanız Detroit’te aradığınızı bulacaksınız ama David Cage’in en son oyunu hikâye ve hikâye anlatımında sınıfı geçemiyor.

Anlık bildirimleri tüm cihazlardan alabilirsiniz.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayına alınacaktır.

Bu sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım Daha fazla bilgi